Gerek bütünün parçası alt başlık ya da unsurlarının disiplin zannedilmesi, gerekse de konunun benzerliği nedeniyle yansımalarıyla karıştırılması; disiplinin ne olmadığına ilişkin alanı çok genişletiyor. Bu nedenle ayıklamayı biraz daha sürdürmek lüzumlu görünüyor.

***

Disiplininin tesisinde ve idamesinde baskın unsur korku değildir. Yaptırım, mahrumiyet, müeyyide hatta daha sert cezalandırılma korkusu üzerine bina edilen disiplinin uzun süreli ayakta durması zordur. Çünkü bu sistemin yıkılması için ilk gönüllüler buna maruz kalanlar olacaktır. Bunu önlemenin yolu da, her aşamada dozunu ve şiddetini artıran baskı ile sürekli korkuyu büyütmektir. Bu sürecin sonu daha vahim sonuçlar doğurur.

Ceza tehdidine dayalı baskı ve korku; sürekli dışardan denetlenmesi gereken, bireyler ortaya çıkarır. Bu denetimin en ufak zafiyeti, sistemi sarsacak gelişmelere imkân verir. Çünkü korkanların aradığı fırsattır bu. Oysa disiplin, insanın içine yerleştirilmiş isteklendirme ve otokontrol mekanizması ile beslenen sorumluluk bilinciyle sağlıklı yaşar.

***

Disiplin; güçten ve güçlüden korkmak, çekinmek değil; o gücün kendisi, sahibi hâkimi olmaktır. Doğru inşa edilmiş ve kararlılıkla korunmuş, taviz vermeyen, gevşemeyen disiplin güçtür. Bu disipline hakkıyla dâhil olamayan, uyum ve itaat için zorlamaya maruz kalanlar, bu güçten zamanla çekinir ve geri çekilir.

Disiplininin ortaya koyduğu güçten korkmamak için; o güce, yani disiplinin özüne nüfus etmek, onun hakiki bir parçası olmak gerekir. Kısaca disiplinin kendisi olmak lazımdır. Böylece korkan halden, korkulan hale geçiş yapmış olunur.

***

1908 yılında 2 yaşında Çin İmparatoru olan Aisin-Gioro Puyi’nin öyküsünü anlatan 1987 yapımı 9 Oscar’lı “Son İmparator” filmini seyretmiş olanlar hatırlayacaktır. O film,  sınırlarını zorlayan detayları ile disiplin konusuna özgün bir referans olmuş.

  • Küçük yaştan itibaren, çocukluğu başta olmak üzere, yaşamın ona bahşettiği tüm güzelliklerden fedakârlık yaparak; bir insanın en vahim haliyle nasıl çok sıkı bir disipline maruz kalabildiği,
  • Toplumsal tutucu disiplininin gücünün; akılsal yeterliliği daha başlamamış bir çocuktan, emir almayı benimsetebildiği, çok etkili bir şekilde göz önüne serilmiş.

Puyi’nin "imparatorluktan vatandaşlığa" geçişi ile sadece Çin’de değil; tüm dünyadaki son imparatorların üzerinden bir asır geçti. Bu yüzyılda mutlak hâkim imparator yok. İyi inşa edilmiş bir sistemin çalışması için disiplini sürdüren ve yön veren liderler var.

O nedenle de amaca, hedefe, genel kurallara ve teamüle uygun davranan patron, yönetici, amir konumundaki liderlere itaat; disiplinin doğru uygulanmasına örnek teşkil eder. Bir mevkii işgal eden, “kendine imparatorlara”; zarar görmemek için biat etmek ve tahammül etmek, disiplinin istismar edilmesine teşne olmaktan başka bir şey değildir.

+ + +                                                                                   F5li 18.03.2024