Kim bağımlı?
“Ben mi?
Hayır, çünkü ben bir günde iki paket de olsa, canım ne zaman isterse o zaman sigara içerim. Sigara beni değil ben sigarayı içerim. Dudak tiryakisiyim yani…”
“Ben bağımlı değilim; her akşam iki duble içip, günün yorgunluğunu ve stresini atarım. Bunu yapmazsam mutsuz ve agresif oluyorum. Hiçbir zaman sarhoş olup etrafı rahatsız etmem ki…”
“Kırk yılda bir iki nefes ot çekiyoruz diye, ki oda bulabilirsek; beni madde bağımlısı ilan edecek değilsiniz herhalde…”
“Günlük ihtiyacımız olan gündelik haberleri görmek ve çevremle iletişimimi sürdürmek için telefonumu kullanıyorum. Bunu yoğun yapmak zorunda olduğumdan telefon elimden düşmüyor. Teknoloji bağımlılığı ile ne alakası var…”
“Yanlış düşünüyorsunuz, bilgisayarda oyun oynadığımda reflekslerim gelişiyor, hızlı karar verme ve hareket etme yeteneğim artıyor. Üstelik yabancı dil pratiğim de gelişiyor. Arkadaşlarla oynadığım bu bölümü bitirince ödevimi de yaparım, merak etme...”
Tanıdık geldi mi bu söylemler?
Etrafımızda en az bir tanesini sıkça tekrarlamak zorunda kalan, bir inkârcı mutlaka vardır. Bu insanlar yalnız değiller. Kendimiz de dâhil fakında olmadığımız bir bağımlılık pandemisinin içindeyiz.
***
Mutsuzluk öncelikli olmak üzere; ruh halimizin rengine göre kaptırdığımız rahatlama yöntemleri, zamanla bizi ele geçirip kendi içinde hapsediyor. Vaktinde fark edip kontrolü ele geçiremezsek; saptığımız bu yanlış yolun sonunda yaşamımız elimizden kayıp gidiveriyor.
Bize sunulan sınırsız dünyamızdan istifade ile hayatımızı güzel yaşamak varken, bu bağımlılığın küçük hücresinde kelimenin tam anlamı ile hayatımızı kendimize ve yakınlarımıza zindan ediyoruz.
Günümüzde bu bağımlılık pandemisinin, çocuk denecek yaşlara kadar düşen bulaşıcılığı; durumun çok daha vahim hale geldiğinin alarm zillerini bangır bangır bağırtıyor.
İşyerinde aldığımız iki kısa eğitim bu konudaki farkındalığımızı artırdı. Bir tanesi Emniyet Müdürlüğünün “ En İyi Narkotik Polisi Anne” sunumunda; bir annenin çocuğunda bağımlılık emarelerinin neler olabileceği hususunda bilgilendirilip, erkenden fark edilerek geri döndürme şansını kavradık. Mesela, çocuğun gereksizce sürekli yanında taşıdığı göz damlasının neyin işareti olabileceğine şaşırdık.
İkincisi de Yeşilay Danışmanlık Merkezinin (YEDAM)’ın her türden bağımlılığa kapılanların kurtulabilmeleri için kamusal ve toplumsal destek yolları, en önemlisi de sahada karşılaşabileceğimiz bağımlılara yönelik hareket tarzlarımızı içeren sunumunda, başımızı kuma gömmenin faydasızlığı idrak ettik.
***
Her iki sunumdan da hafızamıza kazınan; modern zamanın gündelik hayatımıza kattıkları ile beraber bağımlılık çeşitliliğinin yelpazesinin ne kadar da geniş olduğu idi.
Literatürde sigara ve alkolü masum bırakan halüsinojen, dinginleştirici, uyutucu, kaygı giderici, uyarıcı ve uyuşturucu madde bağımlılıklarına ek olarak; yeme, internet, kumar, alışveriş, seks, teknoloji, ilişki gibi davranışsal bağımlılıklar sıralanıyor.
Siz kendinizde hangisinin olduğunu düşünüyorsunuz? Yok demeyin, şüpheniz olmasın ki en az bir tanesi sizinle birlikte bünyenizde yaşıyor.
Bana kalırsa bu listelerde yer almayan, masum kategorisinde kendine rahatça yer bulabilecek; bize alışkanlık gibi gelen bağımlılıklar da var. Bir sanatçı ya da ünlü birisine olan hayranlık; bir takıma olan fanatik taraftarlık, bir siyasi partiye ya da lidere olan saplantılı sadakat da sınıra yakın bağımlılıklarından sayılabilir.
Belirleyici olan; şartlar değiştiğinde, lüzum ettiğinde veya zarar vermeye başladığında vazgeçebildiğiniz ve terk edebildiğinizdir. Bunu yapabiliyorsanız siz onun hakimisiniz, yapamıyorsanız bağımlı bir hadimisiniz.
Fahrettin BEŞLİ
1 Mayıs 2023