Sevgili akıllı ve vicdanlı Amerikalılar,
Nasılsınız? İyi misiniz?
İyi olmanızı temenni ederiz.
Şaşırabilirsiniz ama her şeye rağmen samimiyetle iyi olmanızı dileriz.
Bizim inancımız ve kadim kültürümüz yaşayan her insanın sağlıklı, mutlu, huzurlu, güvenli ve iyi olmasını istememizi buyurur.
Biz bütün insanların mutlu mesut oldukları bir dünyada yaşamanın hikmetini bilir, onu umarız. Ummakla da kalmaz bunun için emek veririz.
***
Bizim kutsal kitabımız Kuranı Kerimdeki Nahl Suresi 90ncı Ayetinin şu buyruğunu hatırımızdan hiç çıkarmamak için her cuma hutbesinde okuruz:
“Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.”
Türkiye Cumhuriyeti Kurucusu Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şu prensibini de bir vasiyet gibi görüp uluslararası ilişkilerimizi buna uygun planlarız:
“Yurtta Sulh, Cihanda Sulh”
Biz inanıyoruz ki Gazi paşamızın dediği gibi; ''Zaruri Olmadıkça Savaş, Cinayettir.''
***
İşte tam burada sizden ayrılıyoruz.
Siz bir ada devlet olmakla kendinizi güvende sayıp, başka coğrafyalarda çıkarılan savaşlarla varlığını sürdürebilen bir sistemin parçasısınız.
Üstelik hepsi hezimet ve rezaletlerle sonuçlanmış savaşlar.
***
Bizim tarihimiz zaferlerle dolu. Binlerce yıllık tarih yolculuğumuzun her metresi bir zafer takı ile süslü.
Birkaç gün sonra bunlardan iki tanesini, Malazgirt ve Büyük Taarruzun Zaferini kutlayacağız. Buyurun gelin size yeni nesillere gurur verecek bir miras olarak zafer nasıl kazanılır ve kutlanır öğretelim.
***
Sizin tarihiniz; topraklarını ellerinden alabilmek için ortadan kaldırdığınız Kızılderililerle; İkinci Dünya Savaşına yüz kızartıcı bir yöntemle noktayı koymak üzere Hiroşima ve Nagazaki’ye attığınız atom bombaları ile anlatılacak.
Başlarken şov yaptığınız, uygun adımla girip sürünerek çıktığınız Kore, Vietnam, Kamboçya, Afganistan ve Güney Amerika’daki savaşlarınızla anılmaya devam edeceksiniz.
***
Son olarak da Ortadoğu’yu tarumar ettiniz.
Irak ve Suriye’nin insanlık harabelerine dönüşmesi, tamamen sizin eseriniz.
Kendi yetiştirdiğiniz ve önce lider diye şişirdiğiniz; sonra kullanma süresi dolunca diktatör ilan ettiğiniz adamlarınızı planın her aşamasında farklı kullanmayı marifet sayıyorsunuz.
Gitgide daha fazla katil devlet oluyorsunuz.
Söyleyecek çok şey var ama “Allah’ım açız. Bizi cennetine al da doyalım” diyen masum çocukla “Bana yaptığınız her şeyi Allah'a söyleyeceğim! Her şeyi diyeceğim Allah’a!” diyen mazlum çocuğun ahı ve vebali size yeter de artar bile.
***
Elbette biliyorum ki bu ayıplarda, hiçbir akıllı ve vicdanlı Amerikalının suçu yok.
Ama bu süreçleri planlayan ve icra eden yöneticileri seçmekle ve kötü gidişata tepki göstermemekle kusurları var.
Son kusurları da yıllarca Amerika’nın gözünün önünde saçmalayan, hiçbir Amerikalının haz etmediği bir şımarık deliyi kendilerine başkan olarak seçmeleri ve dünyanın başına bela etmeleridir.
***
Biz de bir söz vardır “Bir deli bir kuyuya bir taş atar, kırk akıllı çıkaramaz” sizin deli kuyuya kırk taş atmak peşinde. Onları çıkarmak için yeryüzündeki tüm akıllılar zorlanıyor.
Dünya üzerinde dostunuz kalmadı. Kapı komşularınızla dahi kavgalısınız. Avrupa da arkanızda durmuyor artık.
Tasması bir maymunun elindeki fil misali küçük bir ülkenin oyuncağı olup çıktınız.
Turist olarak gittiğiniz yerlerde Amerikalı olduğunuzu söyleyemeyecek haldesiniz.
Dostlarınızı tükettiniz sıra müttefiklerinize geldi.
***
Sizler insanlık ve tarih önünde daha fazla mahcup olmamanız; yeryüzünde barış ve huzurun bir süre daha devam etmesini sağlayabilmemiz için varın gidin büyüklerinizi uyarın. Akıllarını başlarına alıp, ellerini sadece Amerikan Ulusal Marşı çalarken değil, her karar aşamasında vicdanlarının üzerine koysunlar.
Şimdi duyuyoruz ve görüyoruz ki gözlerini Türkiye’ye dikmiş sizinkiler.
Uyarmak isteriz ki bu ülke bu güne kadarki karşılaştığınız kalabalıklara benzemeyen kadim bir medeniyetin, asil ve köklü bir ulusun bugünkü suretidir. Ne entrikalar, ne hileler, ne ambargolar ne tehditler ve ne de fiili saldırılar bu ülkeyi dize getiremez.
Diyeceğim o ki Türkiye sizin için cami duvarıdır. Ne yapacağınızı çok iyi belirleyin.
Zaten açıkça görünüyor ki havalı havalı tepemizde uçan beyaz başlı kartalın takati kalmadı. Ya yakında kendi kontrollü bir şekilde yere konacak ya da fena halde çakılacak.
İşte o zaman bu kurtlar var ya; o kartalı ne ayıya, bırakır ne de aslana.
Satırlarıma son verirken iyi niyetimi ve muhabbetimi muhafaza ederek mahsus selam eder gözlerinizden öperim.
Fahrettin Beşli
18 Ağustos 2018