KADİM GÖÇERLER SON KEZ KONMADAN

3- Yörükler Yürümeli.

Adını yürümek filinden aldığı için tüm Yörükler yürümeli. Yürümeli ki ismi ile birlikte cismi ve ruhu da ortadan kalkmasın.

Bereketi ve huzuru kalmayan topraklardan vazgeçerek, kendine yeni yurt arayışı ile yola çıkanların Oğuz’un Boylarından olanları, yürüyor oluşlarından Yörük (yürük, yüğrük) diye adlandırılmış. İşte bu yürüyen kesim, yürüyüş yolunun sonuna gelmiş görünüyor.

***

Yol sona ermiş görünse de Yörükler yürümeyi sürdürmeli.

Bu ismin hakkını vererek hala daha göç edip konarak yaşamlarını sürdüren Yörükler, yürümeye devam etmeli. Göç edip konmak için yürüyen Yörükler, bu yaşam şeklinden vazgeçmemeli.

Her türlü güçlüğüne rağmen yürüyerek bu yaşam şeklinin sürdürülmesi için gayret gösterenler, toplum ve devlet tarafından desteklenmeli, cesaretlendirilmeli ve teşvik edilmeli.

***

Bu yaşam şekli biraz ütopik gibi görünse de gelecekteki yenage kurtuluşumuz olacaktır.

Farkında mısınız doğa üstümüze üstümüze geliyor.

Hak etmediğimiz, hoyratça sefasını sürdüğümüz bolluk ve bereketin artık sonu görünüyor. Yağışlar hırçın, toprak kurak, sıcaklık fazla, su kaynakları azalmaya başladı.

Ürünler kısır ve bereketsiz. Bu yıl çilekleri ve domatesi böcek sardı tarlada kaldı, kirazı vişneyi dolu vurdu dalında kaldı, fındığı sel aldı denizde kaldı.

Uyanın diyor tabiat. Tedbir alın. Her şeyi Allah’tan beklemeyin. Öyle olsaydı cennetinden çıkarmazdı bizi. İnin yeryüzüne kendi nasibinizi kendiniz arayın demezdi. Bir dua ile sofraların kurulduğu hikâyeler sadece gönle hoş gelsin diye anlatılmış menkıbeler. Gerçek hayatta yok.

Gerçek hayatın tek kaidesi var; neyi ekersen onu biçersin.

***

O nedenle gün gelecek eti alacak kasaplar, sebze meyveyi alacak manavlar, peynir zeytin alacak marketler ve ekmeği alacak fırınlar kalmayacak. Kalsa da bunu alacak para kalmayacak. Geriye yaşamak için kendimiz yetiştirip, kendimiz pişirip, kendimiz yiyebileceğiz.

O gün gelmeden önce bizler tedbir almalıyız.

***

İşte göç edip konarak yaşayan Yörükler tam olarak bunu yapıyorlar. Elimizde örnek bir yaşam şekli kalmalı.

Yoksa o burun kıvırdıkları kıl çadırların önünde kuyruğa girmiş bir somun ekmek, bir parça peynir uman fiyakalı şehirliler bir korku filmi sahnesi olarak karşımıza çıkıverir.

***

Bir yaşam tarzı olarak başlı başına bir kültür ve bir değerli hazinedir göç edip konan Yörükler.

Bu yaşam şeklini sürdüren farklı boylardan da olsa en çok bilinen ve kamuoyu önüne çıkanları Toroslar’daki Sarıkeçililer’dir.

Geçmiş dönemler talihsiz ve olumsuz gündemlerle kamuoyu gündemine taşınmasına sebep olan figürler de çıkmış da olsa bu istisnalar bütünün kıymetini ve temizliğini gölgeleyemez.

Kültürel açıdan önemini bizim kadar dünyanın da kabul ettiğini, “UNESCO İnsanlığın Acil Koruma Gerektiren Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi”ne Sarıkeçililer özelinde göç eder-konar kültürünün alınması teyit edici sevindiricidir.

***

Bu gün bu göç edip konarak yürüyen Yörüklerin bu yaşam tarzından vazgeçmeleri için çok fazla sebepleri var.

Göç yolları otobanlar, barajlar, taş ve mermer ocakları ile ortadan kaldırıldı.

Hayvanları ve kendileri için elzem su kaynağı olabilecek dereler ıslah edilerek kurutuldu, çeşmeler köreltildi.

Hayvanların otlatılacağı meralar ve otluk alanlar üzerinde mülkiyet ve hak çatışmaları arttı. Geçmişte o meranın bulunduğu köyün muhtarı ile ihtiyaç görülürken, şimdi yetki karmaşasından kimden izin alınacağı bazı yerlerde ortada kaldı.

Bir özel sorun da hayvanların sağlık raporu sorunu. Kuş Ali’nin Mersin’den hayvanlar için aldığı sağlık raporu Hadim’de geçerli olmadığından kaçak durumunda gözüküyorlar ve hayvanlarını satamıyorlar.

Bu sorunlara eğitim ve sağlık hizmetlerine uzak oluşlarını, ürettikleri hayvansal ürünlerin satışını yapamamalarını, göç yollarında yedikleri cezaları eklemek mümkün.

***

Oysa lüzumlu olan Kolay hareket edip göç yürüyüşünü gerçekleştirebileceği göç yolları planlanmalı ve bu özellikleri muhafaza edilmeli.

Otlağı bol ve yaylağı elverişli alanlar bu maksada yönelik planlanmalı ve tahsis edilmeli.

Su kaynakları doğaya yeniden kazandırılmalı. Doğaya kazandırılan su kaynağından Yörüklerde kolaylıkla istifade edebileceklerdir.

Bu yaşamın zaruri maliyetlerinin azaltılması içinde çözüm aranmalı. Yörük çadırındaki insanların yıllık maliyeti 1 ise obadaki hayvanların çoban maaşı, yem, veteriner, ilaç ve nakliye maliyeti 5 i buluyor.

Bu göç eder konar Yörüklerin obalarında baktıkları değerli ırk keçiler ve hayvanlar korunmalı, çoğaltılması teşvik edilmeli.

***

Bunlar yapılırsa en başta hayvancılık rayına oturacak. İnsanlarda yeniden doğada beslenen hayvanların lezzetli etlerine kavuşacaklar.

Göç edip konarak yürüyen Yörükler dolaştıkları alanın gönüllü korocusu durumundalar. Özellikle jandarma bundan son derece memnun. Yangın başta olmak üzere ne oluyor, ne bitiyor kim geziyor, hepsini takip ediyorlar. Lüzumu halinde yetkilileri haberdar ediyorlar.

***

Tüm bu sorunların çözümü Ankara’da.

Çare Devletimizin konu ile ilgili bakanlık ve yetkili kurumlarını bir masa etrafında toplayıp gerekli planlama, koordinasyon, yasal düzenleme ve yetkilendirme vs… her ne lüzumlu ise yerine getirmesindedir.

***

Yörükler yürüyemezse bu memlekette birçok iş yolunda yürümez.

Fahrettin BEŞLİ

11.8.2018