Roma'dan orta çağ düşüncesine aktarılan vatanseverlik “patriotism” (patrie: vatan) asırlarca siyaset kuramının merkezinde yer almıştır. Leonardo Bruni'den Machiavelli'ye ulaşan yelpazedeki düşünürler orta çağ cumhuriyetçiliği ile ilişkilendirdikleri vatanseverliği özgürlüğün temeli olarak kavramsallaştırmışlardır.
Vatanseverlik kavramını iki farklı düzlemde farklı isimlendirmelerle değerlendirilmektedir.
Birincisi insani, demokratik veya yapıcı vatanseverlik; ülke yararını gözeten onun için çalışan barışçıl niteliklerden oluşur. Bilişsel düzeyde politik yaşama katılımı, sorgulamayı, yapıcı eleştiriyi ve ülke yararı için karşıt düşüncede de olabilmeyi içerir. Ülke ideallerini olumlu ve tutarlı yönde yükseltmek için çaba sarf edildiği; ülke politikalarının bazılarının alkışlandığı, bazılarının eleştirildiği; demokratik değerlerle bağdaşmayan eylemlere karşı çıkıldığı eleştirel çizgideki tutumlardır.
İkincisi otoriter veya kör vatanseverlik ise; dış görüşlere kapalı, eleştirel olmayan tarzda bir özelliğe sahip anlayıştır ve belirli bir grubun baskınlığına dayanır. Kişinin ülkesiyle ilgili eleştirilere kapalı olduğu ve onunla koşulsuz sadakat üzerine kurduğu bağdır. Bu şekildeki tutumlar genellikle ülke politikalarını desteklerken sorgusuz desteklenmesini, ülke politikalarının eleştirisinin reddini benimserler. Bu vatanseverlik yapısı eleştiriye karşı hoşgörü anlamına gelen özgür ve karşılıklı etkileşimi barındırmadığı için genel olarak ülke politikalarını eleştirenlerin vatansever olmadıklarını düşündürür.
***
Vatanseverlik insanoğlunu devletlere kaynaştırır ve devletlerin varlığını idame ettirir. Bu açıdan bakıldığında da vatanseverliğe olumsuz yaklaşanlar da olmuştur. Örneğin vatanseverliğe karşı görüşleri ile bilinen TOLSTOY; düşüncelerini şöyle savunur: “Birleşik Devletlerde yaşayan bir İrlandalı, diniyle Roma’ya, doğuştan İrlanda’ya ve bir vatandaş olarak birleşik devletlere aitken, vatanseverliği hangi yönde ifade bulabilir? Vatanseverlik; heterojen nüfuslardan oluşan ve barbarlara karşı savunma ihtiyacı duyan güçlü devletlerin şekillenmesi ve bütünleşme için gereklilik idi. “İktidarlar halkı rahat, yani birbirleri ile barışçıl ilişkiler içinde bırakmazlar. Çünkü iktidarların tek değilse de temel varlık sebebi düşmanca ilişkilerini bertaraf etmek ve düzenlemekte yatar. Ve böylelikle iktidarlar, vatanseverlik kisvesi altında, bu düşmanca ilişkileri tahrik eder ve sonrada onları bertaraf etme gösterisi yaparlar. Vatanseverlik en basit, en sarih ve en tartışmasız anlamıyla, iktidarın muhteris ve çıkarcı emellerine ulaşmadaki bir araçtan, yönetilenlerin de insan haysiyetini, sağduyuyu ve vicdanı terk etmesinden ve iktidara köle itaatinden başka bir şey değildir.” Bu da karşıdan nasıl göründüğünü ortaya koyan bir görüş.
***
Bütün teorik tanımlamaların ve ideolojik, sosyolojik, psikolojik tariflerin yanında bizim anladığımız vatanseverlik; bireysel veya kitlesel fayda ve çıkarlardan önce vatanın hayrını öncelik olarak belirleyip ona uygun davranmaktır.
Muhasebe oyunları yaparak kaçırmadan vergiyi tam vermektir. Vatan borcu deyip ömrünün iki yılını feda ederek bedelsiz olarak askerlik yapmaktır. Vatana göz koyanı düşman bellemektir. Üç kuruş maaşla işim dediğin askerlik mesleğinde veya vatani görev esnasında, ölüm kalım hesabı yapmadan düşmana atılmaktır.
Fitne ve fesat çıkartmamak, iç barışı, toplumsal uzlaşıyı (mutabakatı) tahrip etmemektir. Tarla açmak için ormanı yakmamaktır. Toplu taşıma aracının koltuklarını jiletlememektir, semtindeki parkın banklarını kırmamaktır. Kamu malına zarar vermemektir. Kamu kaynaklarını, devlet ve belediye bütçelerini israf etmemektir. Yasa ve ahlak dışı yollarla zenginleşmemektir. Ehil ve layık olmadığı işlere talip olmamaktır. Menfaat temin etmek sebeplenmek için yağcılık, yalakalık, dalkavukluk, meddahlık yapmamaktır.
İşleri, vazifeleri, memuriyetleri, hizmetleri ehliyetli, liyakatli, vatansever kişilere tevcih etmektir. Ehliyetli ve liyakatli kişilerle istişare ederek en doğruyu bulup onu uygulamaktır. Sözler, yazılar, beyanlar, hâl ve hareketler, duruş ve davranışlarla hep doğru olmaktır.
En büyük vatanseverlik, kişinin yaşamı boyunca kendisine, ailesine, işine, çevresine, topluma, millete ve devlete yararlı bir birey olmaktan taviz vermemek; bunun tüm gereklerini hakkıyla yerine getirmektir. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi "Yurt sevgisi ona hizmetle ölçülür."
Ama en önemlisi de terbiyeli donanımlı eğitimli karakterli ve vatansever çocuklar yetiştirmektir.
Fahrettin BEŞLİ
9 Kasım 2018