Bursa’da bir yıldır faklı SÖYLEM,
Gerçek gazeteci ve köşe yazarlarının değerine gölge düşürmeden ve saygısızlık etmeden, merakı olanların da amatör ruhla köşe yazıları yazmaları oldukça yaygınlaştı.
Herhangi bir karşılık beklemeden kendi bilgi ve görüşlerini paylaşma gayretindeki bu tür amatör köşe yazarları; her ne kadar haberlerden çoğunlukla yayımlanmış haberlerden haberdar da olsalar, kendilerinde oluşan kanaatleri birer fikir ve değerlendirme yazıları ile okuyanlarla paylaşıyorlar. Çevrelerinde olan bitenden etkilenerek bir fikir sahibi oluyor; şekillenen görüşlerini köşelerinde “rahatça” yazabiliyorlar.
Rahatlar, çünkü gazete patronları ve onun görüş ve menfaatlerinin sınırlamaları yok. Yasal düzenlemeler, toplumsal hassasiyetler ve nezaket kuralları çerçevesinden başkaca sınırları yok.
Bu grup köşe yazarlarını toplum içindeki sensörler, anketörler yahut mobese kameraları ya da depremi önceden tespit etmek için sağa sola serpiştirilmiş hareket ölçerler gibi değerlendirebilirsiniz. Usta gazeteciler kadar bilgi ve derinlikten mahrum da olsa yazdıkları belki okuyana “sokaktaki insan böyle görüyor, böyle değerlendiriyor” kanaati uyandırabilir.
Bunlar gerçek köşe yazarlarının değerlerini düşürmez, onları gölgelemez, zarar vermez. Bu kalabalık içerisinde iyi köşe yazarlarının yıldızı parlayacak, daha bir ışıldamaya başlayacaklar ve hiç kuşkusuz değerleri artacaktır. Gri veya siyah olmadan beyazın hikmeti anlaşılamaz ki…
Özellikle internet gazeteciliği ile birlikte hem haberlere anında ulaşma imkânı ortaya çıkmış, hem de dileyen herkesin sanal bir yerlerde yorum yazması mümkün olmuştur. Bunu iyi yapanların haliyle okunurluğu artarak takip edenleri de çoğalacaktır.
Dijital habercilik ve köşe yazılarının diğer bir önemli avantajı da; okuyanın tepkisini ya da fikrini derhal bu yazının veya haberin altına yazmak sureti ile ortaya koyabilmesidir.
Her şeye rağmen prestijli ve kıymetli olan asıl gazetecilik basılı yayıncılıktır. Basılı gazetelerin ehemmiyetli mevkilerde görünür yerlerde olmaları; yazıların sanal ortamda beğeniliyor olmasından çok daha haz vericidir.
Bursa’da tamamı amatörlerden müteşekkil köşe yazarlarını profesyonel habercilik gayretleri ile bir araya getiren Bursa Söylem gazetesi bir yılını tamamladı. Kendisine “patron” diye takılsak da patronluk taslamadan bu değerli ekibi bir arada tutan, gazetecilik gibi çok dinamik ve yorucu sektörde bir yıldır ayakta kalmayı başaran Semra Teke her türlü övgüyü hak etti.
Bu sayede sadece Bursa da değil, Türkiye’nin her yeri farklı ve renkli ve zengin bir söylem okuma imkânı yakaladı.
Fahrettin Beşli
12 Nisan 2015