“Arap baharı, oldu karnı bahar.”
“İsrail’in, bu kadar Müslümanın ölmesi için milyarlarca dolar harcaması gerekirdi.”
Profesör Hasan KÖNİ ben Kara Harp Okulunda öğrenci iken “siyasi tarih” dersimize girerdi. Osmangazi Belediyesinin organizasyonu (bu açıdan büyük alkışı hak ediyorlar) ile Bursa ya geleceğini öğrenince koşa koşa gittim.
Konferans öncesi biraz sohbet etme şansım oldu. Bu sohbette ve konferansta anlattığı “bugün kaotik bir ortamda bulunan Ortadoğu’nun analizini” anladığım kadarı ile not aldım. Bu notlar üzerinden konunun özeti şöyle:
Olaylar sadece gazetede okuduğunuz kadarı ile olsaydı, gerçekten mutlu olurdunuz.
1970lerde birisi çıkıp Rusya imparatorluğunun çatladığını, Slav ve Müslümanların artık bir potada bulunamayacağını ortaya attı. ABD hemen bunun üzerine atladı ve Müslümanları bu istikamette işlemeye başladı. İran, Afganistan ve Pakistan da 1980 li yıllardaki gelişmeler bu olaylardandır.
İnançsız Rusya’ya karşı Suudi zengin çocuğu Usame Bin Ladin (1994 e kadar CİA ajanı idi) Müslüman coğrafyasında bu işin temeli/kaidesi manasına gelen El Kaide örgütünü kurdu.
Rusya dağıldı ama bu defa El Kaide kendine bir hedef bulamadı. Kimyası ile oynanan fanatik İslami örgütler, hedef olarak yüzünü batıya döndü. 11 Eylülle beraber İslam’ın temeli hedef alındı. Arap baharı oldu karnı bahar. Bunu yumuşatmak için Ilımlı İslam çıktı bu defa.
Müslüman coğrafyasının merkezi Ortadoğu’daki politikalarla kitleler hareketlendi. Bu politikalar, devletlerin enerji politikaları ve değişen iklim şartları ile kesişince ortaya korkunç kıyamet/felaket senaryoları çıkıyor.
Bugün bölgede yaşananlar planlandı ama 3 şey öngörülemedi:
Olayların İran ve Suriye de çıkacağı sanılıyordu, her tarafa yayıldı.
Bu gelişmelerin Ortadoğu’dan batı ülkelerinde doğru önemli bir göç dalgası beklenmiyordu.
Olaylar gelişirken bir tarafın baş aktörü olarak Rusya öne çıktı. Buna karşılık ABD kendi çıkarsa 3ncü dünya savaşı çıkabileceğinden; kendi yerine Fransa ve İngiltere’yi öne sürdü. Ardından da Türkiye’nin girmesini istedi.
2007 yılında yayınlanan bir analize göre; bu kriz dönemi derecelendirir ve bugünü 1 şiddetinde kabul edersek, kriz 5,5 şiddetine ulaştığınızda Çin batıya doğru göç eder. Bu riski görenler, 2030 yılında Avrupa’yı göç dalgaları ile demografik yapının tersyüz olmasına engel olmak için bugünden tedbir almaya uğraşıyorlar.
Suriye’nin de tıpkı Irak gibi üçe bölüneceği öngörülüyor: kuzeyde Kürtler, ortada Sünniler (muhalifler) altta da Alevi-Şii’ler (Suriye ve rejim yanlıları)
Rusya bu coğrafyadaki tecrübesi artan Çeçen savaşçıların yarın başta Kafkasya da olmak üzere Rusya’ya dönüp kendi başına bela olma ihtimalini hesaplayıp Afganistan’daki hezimetini de hatırlayarak; 1 kaç yıl içinde işi Cenevre’ye çözüp buradan ayrılmak istiyor.
Ortadoğu coğrafyasında Filistin-İsrail sorunu çözülmeden sıradaki senaryo ne?
Fahrettin Beşli
5 Aralık 2015