Siyaset’in Gölgesindeki SÖĞÜT…

Her yıl kutlanarak gelenekselleşmiş “Ertuğrulgazi’yi Anma Ve Söğüt Şenlikleri”nin 733 üncüsünü 12-13-14 Eylül 2014 tarihlerinde icra (içine) ettik.

Kısaca hatırlatayım; Ertuğrulgazi’yi Anma ve Söğüt Şenlikleri; Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu Osman Gazi'nin babası Ertuğrul Gazi'yi anmak için her yıl eylül ayında, Bilecik ilinin Söğüt ilçesinde düzenlenen geleneksel şenliklerdir. Şenliğin diğer adı ise Yörük Bayramıdır.

Oğuzların Kayı Boyu; Anadolu’ya 13.y.y.ın ortalarında gelmişler. Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat, kendisine sıkıntılı bir muharebe esnasında yardım eden Ertuğrul Gazi’ye Sultanöyüğü bölgesini mülk olarak verir. Kısa bir zaman sonra Ertuğrul Gazi Söğüt’ü de Selçuklu topraklarına katar. Bu hizmetleri karşılığında Selçuklu Sultanı Söğüt’ü kışlak, Domaniç’i de yazlık olarak Ertuğrul Gazi’ye mülk olarak verir.

Ertuğrul Gazi yazı geçirdiği Domaniç yaylasından Söğüt’e döndüğünde, yayla zamanının kazasız, belasız, bereketli ve verimli geçmiş olmasına bir şükür niteliğinde her yıl eylül ayında bir şölen tertipler. Buna civardaki Bey’leri ve dost “tekfur”ları da davet eder.

O şölende hem boyunun büyüklüğünü, gücünü, kudretini, hem beyliğinin azametini, hem de kendi örfünü töresini ve gönül zenginliğini sergileyip, korkması gerekeni korkutur, sevmesi gerekeni sevdirir idi.

Şenliğin özünde de zaten bir yaylak – kışlak hareketinin sonucu olmasından kaynaklanan bir Yörük yaşam tarzı vardır. O nedenle de bir Yörük bayramıdır.

Gel gelelim kaynaklarda bile Yörük Bayramı olarak bilinen şölenler; bu anlamından uzaklaştı ve sıradan bir devlet töreni haline dönüştü.

Tam bu noktada, geçen yıl Yörük Türkmenlerin hassasiyetine katılıp, şölenin ismine yeniden Yörük Şenliklerini ekleyerek, ikinci günün tamamını Yörüklere tahsis eden, kendi hazırladıkları programları icra etmelerine imkân ve destek veren;

Bilecik Valisi Sayın Ahmet Hamdi Nayır’a,

Bir önceki Bilecik Valisi Sayın Halil İbrahim Akpınar’a,

Söğüt Kaymakamı Sayın Mitat Gözen’e,

Söğüt Belediye Başkanı Sayın Halil Aydoğdu’ya

Geçmiş dönem Belediye Başkanı Sayın, Osman GÜNEŞ’e

Yörük Türkmen camiasının şükranlarını duyurmayı da bir borç bilirim.

Geçmiş yıllardan bu yana bu şölenlere siyasetin kötü huylu bir virüsü bulaştı. Siyasi partiler Söğüt Yaylasını tarihteki bir Malazgirt ovası gibi algılama yanılgısına düştüler. Kendilerine göre belirledikleri rakip siyasi parti ve taraftarları ile meydan muharebesi sahası olarak belirlediler. Bu muharebelerden ne şekilde zaferle çıkacaklarını sanıyorlarsa artık…

Her şölen günü, törenler esnasında başlangıçta çıkan arbede, yuhalama ve çirkin tezahüratlar sürdükçe kitleler halinde fiili kavgalara varacak şekilde büyüdü. Hem temsil ettikleri siyasi partiyi küçük düşürdüler; hem de şölene gelen masum ziyaretçileri tedirgin ve huzursuz ettiler.

Törenin seyri gereği, şölene adını ve ruhunu veren Ertuğrul Gazi’nin türbesine girerken dahi, genel başkanlarının ve çevresinin içeri girmesine; buna mukabil asıl bayramın ev sahibi sayılan, seçilmiş birkaç Yörük Türkmen temsilcisinin türbe alanına sokulmaması haddi aşmaktır. Üstelik bunu hakaret, küfür ve tartaklamalarla yapmak anlayışla karşılanamayacak kadar çirkindir.

O Kadar vahimdir ki, Sayın Genel Başkanın, hata yapan gençler adına özür dileme inceliği dahi bunu ayıbı hafifletmeye, yüreklere su serpmeye yetmez. Esas olan bir daha tekrarlanmaması için tedbir alınması ve olmayacağına dair güvence verilmesidir.

Her yıl siyasi partiler otobüslerle şölene insan taşıyarak sayısal çoğunluğu elde etmeye çalışıyor. İnsanların oraya gelmelerinin kolaylaştırılması ve teşvik edilmesi son derece memnuniyet verici ama keşke niyetlerde bu kadar masum kalsa…

Söğüt’ün bir tapusu yok. Atamız Ertuğrul Gazi geleceğe miras olarak sadece Söğüt’ün ruhunu, örfünü, töresini, terbiyesini bıraktı. Tarihi kaynakların hiçbirisinde Ertuğrul Gazi’nin Söğüt’ü bir siyasi görüşe emanet ettiği, onlar tarafından korunmasını vasiyet ettiği de yazmaz. Tüm siyasiler şunu bilmelidir ki sadece Söğüt’ü ele geçirmekle Yörük Türkmenlerin hamisi abisi olunmaz.

Atamız Ertuğrul Gazi’nin manevi huzurunda dünkü, bir önceki günkü ve daha evvelki yıllarda yaşananlar, yapılanlar hicap vericidir.

Bırakın Yörük Türkmenlere şenliklerin tamamını; verecekseniz maddi-manevi desteğinizi verin, vermeyecekseniz onu da aramazlar. Zaten onların şölenleri para ile pul ile olmaz. Dolayısı ile bu şölenin bu kadar pahalı olması da şart değildir. Onlar kendileri çalar, kendileri oynar; kendileri pişirir, kendileri yerler.

Bırakın Söğüt’ü Yörük – Türkmenlere, sizler gidin onların konuğu olun. İşte o zaman misafir ağırlamak nasılmış bi görün…

Fahrettin BEŞLİ

15 Eylül 2014