Orhaneli Karagöz KÜLTÜR Şöleni
Geçen iki yazımda şölen şenlik, toy, festival ayırımının üzerinde durmuş, ilçe festivallerinin önemini ortaya koymaya çalışmıştım.
Uzunca zamandır başta yöre kültürü olmak üzere kültürümüze kafa yoran emek ve gönül verenler tarafından bu konu üzerinde söz söylenir dururdu.
Bu güne kadar yapılan şölenler ilgili belediye başkanları ya da diğer yetkililer tarafından ne kadar özenilse de tam olarak kültür şenliği tanımlamasını karşılayamıyordu.
Örneğin Keles Kocayayla şölenlerinde her yıl “öküz arabasından gelin arabası” ile gelin çıkarma, Orhaneli de son birkaç yıldır “Beyce Pazarı” canlandırmaları buna yönelik çabalardan sayılabilir.
Bu yıl 23 üncüsü düzenlenen Orhaneli Geleneksel Karagöz Kültür Şenliği, yeni bir konsept ile tertiplendi: Türkiye Yörük Türkmen Şöleni.
Özellikle dağ yöresi insanlarına haiz olan ve Yörük Türkmen Kültürünün tüm detayları bu şölende yer alarak canlandırılmaya çalışıldı.
Türkiye’deki Yörük Türkmen dernekleri ve temsilcileri Orhaneli de buluştular. Gündüz kendi bölgelerinin oyun ekipleri ile gösteriler yaptılar, konuşmalar yaptılar, giysilerini ve aksesuarlarını sergilediler.
Türklerin geleneksel sportif etkinlikleri canlandırıldı.
“Gökbörü” ekibi son dakikada gelemeyince şenlik özel bir gösteriden mahrum kaldı ama Orhaneli Rahvan At ve Binicilik kulübü bu eksikliği fazlası ile telafi etti. Cemil Ar’ın atlı ekibinin; ellerinde Türk Bayrakları ile etkinlik alanında bir taraftan diğer tarafa koşturmaları herkesi coşturdu.
Isparta’dan getirtilen develeri bölge çocuklarından birçoğu belki ilk defa gördüler.
Şölenin en keyifli tarafı ise yarışmalar bölümü oldu.
Alandaki yokuşlarda oluşturulan bir parkur ile “tahta araba” yarışı yapıldı. Büyükler hatırladı, gençler gördü öğrendi.
Balta ile odun yarma yarışında bileğine ve tecrübesine güvenen en kısa zamanda en fazla odun yarmaya çalıştı.
Eşeğe odun yükü sarma yarışması en şamata olanı idi. Bir yük odunu eşeğin semerine usulüne uygun olarak yükleyerek, belirli bir mesafe gidip orada yükü en erken indirmek için Bey’ler yarıştı. Böylelikle geçmişte günlük bir yaşam anı canlandırılmış, zorlukları hatırlatılmış oldu.
Artık kaybolmak sürecinde olan bir uygulama daha “kırklıkla koyun kırkma” yarışı da benzer şekilde hem görseli hem de heyecanı açısında hatırda kalacak bir yarışma oldu.
Bunlar hep kültürümüzü yeninden hatırlatma ve uygun olanları yaşatma gayretlerine katkı sağlayan faydalı çabalardan sayılmalıdır.
Kültürümüzün eğlence dışında önemli bir boyutu daha bu şenlik kapsamın da hayat budu: İstişare… Türkiye Yörük Türkmenleri şölenlerin ve toyların ayrılmaz bir parçası olan istişare toplantısını Oğuz Beyleri Şurası ile gerçekleştirerek güncel konuları değerlendirdi.
Bir tarafta beyler istişare toplantısı yaparken diğer tarafta meydanda yöre kültürümüzün halk müziği dalında büyük bir kazancı olan yöresel sanatçımız Menteşeli Cengiz, kendi öz müziğimiz olan türkülerimizle şölene tat verdi.
Şölenin üçüncü gününde başta develer ve atlı gruplar, ardında ellerinde rengârenk Türk Dünyası Bayrakları taşıyan yöresel kıyafetleri ile yaya gruplar, çok görkemli bir Yörük Göçü canlandırması yaptı.
Türkiye Yörük Türkmenleri adına Beyler Bey’i Niyazi Çapa, ev sahibi Belediye Başkanı İrfan Tatlıoğlu’nu tarihi bir ritüelle Bey ilan ederek kılıç kuşandırdı.
Şölenin diğer unsurları olan panayır, konser, çilek–kiraz yarışı, gençlerin ve çocukların şiir resim yarışmaları gibi ilçenin sosyal ve kültürel hayatını hareketlendiren detayların yanına bu kültürel renkler eklenince şöleninin bütünlüğü daha anlamlı oldu.
Umuyoruz ki bu maya tutar ve diğer ilçelerin organizasyonlarına da örnek teşkil eder.
Fahrettin Beşli
15 Temmuz 2014