Biri “vatan haini” mi dedi?

Bazı sözler vardır en son söylenir.

Söylenecek her şey söylenmiştir. En hafifinden başlanarak tüm kelimler tükenmiştir. İnsan kendini tutar tutar ve artık dayanamaz en son ağızdan o ifade çıkar.

Örneğin hırsız, şerefsiz, pe..venk, or..pu, i.ne, vb… kelimeler çok ağır tepki, hakaret sözcükleridir, küfür kapsamındadır. İçi dolu olmayabilir, “gibi davranıyorsun” anlamı yüklenebilir, ispatı beklenmez.

Ancak bir tane ifade vardır ki bu kapsama girmez. “Kızgınlıkla söyledim” diyerek içinden sıyrılıp çıkılamaz. Ancak bir durum tespitini ortaya koyacak şekilde özneye sıfat olmak üzere kullanılabilir ki o da “vatan haini” sözüdür.

Öyle büyük, öyle vahim bir kabahatten veya suçtan söz ediyorsundur ki, sonuçları hakikaten devletine veya milletine zarar vermek pahasına kendi şahsına fayda sağlar… İşte bu hıyaneti yapan kişiyi tarif edecek başka söz yoktur.

İşte o zaman lafın gediğine oturduğundan bahsedilebilir.

Günlük hayatta pek sık kullanılamaz.

Sadece; millet yelpazesinin “vatan için canını vermeye hazır olanlar” bir tarafta ise, diğer tarafın en ucundaki gerçek vatan hainlerinden söz ederken kullanılır. "Vatanı bir kiraz ağacı ve bir kadın memesine satarım.(A.A.)" diyenlerden bahsederken anlamlı olur.

Uzun zamandır bu itham yerli yersiz çok fazla kullanıldı.

Devletini ve milletini düşünen Türk Silahlı Kuvvetleri ve komutanlardan,

Milletinin gidişatından endişe ederek konuşan rektörler ve akademisyenlere;

Kendilerine ulaşan bilgilerle ülkenin uçuruma doğru itildiğini fark ederek bunu duyurmaya çalışan gazetecilerden,

Gezi olaylarına katılan ya da onaylayanlara,

Hoşa gitmeyen adli süreç başlatan savcıdan,

Kanunun emri gereği savcının talimatını yerine getiren polis ve jandarmaya kadar,

İktidarı alkışlamayan, tasvip etmeyen, tenkit eden ve başta son bölünme olmak üzere iç bölünmelerde “bunlar” diye tarif edilen tüm diğer tarafta kalanlar;

Son olarak da “aman kavga etmeyin böyle kargaşa içinde olan ülkeye yatırımcı gelmez” diye kendi cephesinden uyaran iş adamı bu haksız iftiraya hedef oldu.

Bu kelimeleri doğru yerde ve zamanda kullanmak ve gereksiz yere sarf ederek tüketmemek gerekir. Aksi takdirde;

Milletin parasını ve malını çalanlar için,

Vatanı bölmeye razı olanlar için,

Kendi ikbali için devlet ve millet düşmanları ile ittifak kuranlar için,

Vatanı bölmeye çalışanlar, devletine askerine polisine ideolojik nedenlerle kurşun sıkanlar için,

Milletin ekonomik, siyasi ve sosyal gücünü tek bir noktada toplayarak, bu gücü sadece bir kesimin hizmetine sunanlar için,

Milletin masum beklentilerini hassasiyetlerini, umutlarını toplayarak iktidar olduktan sonra “bizler” ve “onlar” olarak milleti bölenler için,

Kendi hedefleri uğruna, yargıyı, siyaseti, milleti kandıranlar için

İnsanlar doğru kelimeleri bulmakta zorlanabilirler.

Fahrettin Beşli

25 Ocak 2014