SANAYİ BÖLGELERİNİN ISLAH OLMA ŞANSI
Islah OSB kavramı; 12 Nisan 2011 tarihinde 4562 sayılı OSB yasasına eklenen geçici 8nci madde ile birlikte imar ıslah planı kavramına benzer şekilde literatüre girdi. Bu kavramla, OSB olma niteliklerinde eksiklik olan sanayi bölgelerinden isteyenlere, bir ara düzeltme-tamamlama dönemi ile Organize Sanayi Bölgesi olabilmeleri şansı verildi.
Yasal düzenleme ihtiyacı; Trakya Bölgesindeki Tekirdağ, Edirne ve Kırklareli illerini içine alan en verimli tarım alanı olan Ergene Havzası’nın temiz olması lüzumundan doğdu. Ergene Havzasında plansız olarak kurulan sanayi tesislerinin organize edilmesi; Türkiye’deki buğday üretiminin yüzde 12’sinin, ayçiçeği üretiminin yüzde 60’ının, çeltik üretiminin yüzde 53’ünün gerçekleştiği bir bölgenin çevre şartlarının ve kullanılabilir suyunun geleceği açısından gerekli bulundu.
Başlangıç noktasının bu olduğunu öğrenmemiz Islah OSB konusuna daha doğru bir bakış açısı ile bakmamızı da kolaylaştırdı. Çünkü anlaşıldı ki yasal düzenleme ile asıl hedeflenen, sanayi bölgelerinin bulundukları alanlardaki çevre etkilerinin disiplin altına alınması ve olumsuzlukların kaldırılmasıdır.
Bu sadece ülkemize özgü bir hassasiyet değil, global ölçekte benimsenmiş, yaptırımları ile birlikte uygulamaları hayata geçirilmiş çevre politikalarının etkin bir parçasıdır. Gün gelecek herkesin dillendirdiği husus gerçek olacak ve Türkiye’de de uluslararası ticarette tedarikçilerin ve üreticilerin çevreye duyarlılıkları da sorgulanacak, OSB’ler dışında üretim yapan tesislerden alışveriş yapılmayacak. Çünkü artık yeni anlayışa göre hava, su ve doğa insanlığın ortak mirasıdır.
Bu tespitler gösteriyor ki ıslah olmak için sanayicinin keyfiyeti yeter şart değil. Öncelikli olarak her sanayi bölgesinin kendi inisiyatifini ve gücünü kullanarak doğrudan yana tercihini kullanması ve hep birlikte Islah OSB olması beklenecek. Eğer bu gerçekleşmez ise, sanayi tesislerinin OSB’ler dışında kalarak çevreye zarar vermeyi sürdürmelerine seyirci kalınmayacak.
Islah OSB süreci, adından da anlaşılacağı üzere kısmi yetkilerle yönetim organlarının güçlendirildiği, 5 yılı aşmayacak şekilde eksiklerin tamamlanması ve varsa kusurların giderilmesi kısaca OSB olmak için adaylık süreci. Bir nevi bölgesel staj dönemi… Asıl nihai hedef ise tüm haklarıyla ve yükümlülükleriyle gerçek bir organize sanayi bölgesi olmak.
Elbette ki bunu gerçekleştirmenin “kanun tarihinde meri planlara göre sanayi bölgesi olması, üçte birinin sanayici de ve üçte birinin de yapılaşmış olması yeterli yeşil alan ve donatı alanı olması, parsel maliklerinin çoğunluğunun katılması, yönetim bütünlüğü olması ve yönetim organlarının oluşumu için yeterli katılımcının olması” gibi temel şartları var.
Organize Sanayi Bölgesi olamamış sanayi bölgeleri; kurdukları dernekler vasıtası ile ihtiyaçlarını karşılar ve sorunlarına çare ararlar. Müştereken gerçekleştiremedikleri hususları da içinde bulundukları belediyelerden veya devletin ilgili birimlerinden talep ederek hizmeti kamudan umarlar.
Sürecin taraflarından ilki olan ve yasal düzenlemeyi yapan Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile yerelde kanun hükmünü yürüten ve takip eden valilik ve ıslah komisyonu sürece olumlu yaklaşıyorlar ve müracaatların sürdürülebilirliğini destekliyorlar, tıkanıklıklara çözüm üretiyorlar ve yasanın hayata geçmesini kararlıkla takip ediyorlar.
Konunun bir diğer tarafı olan, aday sanayi bölgelerinin bulundukları ilçe ve il / Büyükşehir belediyeleri ise ihtiyaç duyulduğu kadar sürece olumlu yaklaşacak heyecanı duyamıyorlar. Belediyeler yeni yapılacak birkaç fabrika inşaatından alacağı ruhsat harçlarından vazgeçemediği için sürece beklenen desteği veremiyorlar. Oysaki OSB olamamış sanayi bölgelerinin hepsi belediyeleri için birer yüktür. Asfaltı, çöpünün alınması, yeşil alanları, bölgeye bakımları, alt yapılarının tesisi ve onarımları ile ilgili hizmetler hep belediyelerden beklenir. Destek verilerek hızlandırılmış ve sonuçlandırılmış ıslah OSB süreci sonunda OSB olacak sanayi bölgeleri tüm iş yükleri ile birlikte belediyelerin sırtından ineceklerdir.
Islah OSB uygulamasının taraflarının çekirdeğini oluşturan sanayi bölgelerinin yönetiminde sürece onay ve destek vermede bütünlük sağlanabilirken, sanayi bölgesindeki tesis ve parsel maliklerinde aynı ilgi ve destek bütünlüğü mümkün olamamaktadır.
Mevcut OSB’lerin kazanımları ve bölgedeki tesislerin avantajları olumlu birer örnek teşkil ettiğinden; bu faydaların farkında olan hiçbir sanayicinin Islah OSB sürecine onay vermemesi beklenmez. Ancak bu kanaatin aksine, Islah OSB adayı sanayi bölgelerindeki tesis veya parsel maliklerinin bir kısmı ya bu faydaları iyi bilmediklerinden ya da bölge OSB olduktan sonra sürece dâhil olmak, böylece o zamana kadar karşısına çıkabilecek yükümlüklerden kurtulmak “açıkgözlülüğünden” dolayı onay vermekten imtina ediyorlar. Oysaki yapılan alt yapı giderleri ile ilgili; ister bugün için ilgili belediyeler isterse de yarın o günün OSB yönetimlerinden birine katılım payı ödemek yükümlülüğünden muaf tutulmayacaklar.
Ancak “trene son istasyonda da binerim” beklentisinin; Islah OSB alanı dışında kalmalarından kaynaklanan olumsuzlukla karşılaşacağı kapalı kapıların yaratacağı hayal kırıklığına dönüşmesi ihtimal dışı tutulmaktadır. Sürecin ilerleyen aşamalarında; öneri alanı çerçevesinde yer tespit komisyonlarının belirledikleri Islah OSB alanlarında ekleme çıkarma yapmak mümkün olmayabilecektir.
Gelinen noktada sanayi bölgelerinin fiziksel eksikliklerinden kaynaklanan uygunsuzlukları bir yana bırakıldığında hepsinin müşterek tek bir sorunları var. O da, öneri alanı içinde kalan sanayi tesislerinin tamamının bulundukları sanayi bölgesinin ıslah olması için onay vermesi, bu işlemi sürdüren heyete yetki vermesi ve süreçte karşılarına çıkacak yükümlülükleri yerine getireceğinin taahhüt etmesidir.
Beklentiler ve yorumlar başka türlü de olsa; konu ile ilgili yasal düzenlemeyi getiren OSB’ler uygulama yönetmeliğine eklenen geçici 5nci madenin “Başvurunun ıslah komisyonunca değerlendirmeye alınabilmesi için” gerekli koşulları belirleyen 2nci fıkrasının f bendi koşul – şartı net olarak ifade etmiştir. Buna göre “Önerilen alan içindeki tesis maliklerinin ıslah OSB içerisine dâhil edilmeye yönelik talep yazıları” demek sureti ile bir oran ya da kota belirtmeksizin tesislerin tamamını kapsayacak şekilde tarif etmiştir.
Bu kıstas; tesis maliklerinden birinin ileride yargıya başvurup, yasanın uygulanmasına hukuki müdahale ettirerek süreci tıkaması ihtimalini göz ardı etmeyen bakanlık yetkilileri tarafından tavizsiz talep ediliyor.
Ancak gerçek uygulamada bunu sağlamak mümkün görünmüyor. En fazla başarılı olan sanayi bölgesi dahi bu koşulu; en az bir tesisi öneri alanı dışında tutarak sağlayabiliyor.
Bu sürecin tıkanıklıktan kurtulması ve aday sanayi bölgelerinin parsel ve tesis maliklerinin tamamının “olur”unun alınabilmesi için sadece iki yol var:
Ya “Islah OSB sürecinde tesis maliklerinin tamamının katılımının sağlanacağı taahhüdü” ile müracaatlar mevcut haliyle kabul edilecek,
Ya da başta Bakanlık ve Bursa Valiliği olmak üzere OSB’nin tüm tarafları; kendi yetkilerinden aldıkları güçle, ıslah olmak için ayak sürüyen tesis maliklerini ikna edecekler.
Fahrettin Beşli
4 Kasım 2013